umit.turanli @ yeniahval.com

Suriye'de yeralan İdlib , Türk ve rejim ordularının doğrudan çatışmalara çekildiği ölümcül bir şiddet bataklığı haline geliyor.

Suriye iç savaşında son isyancı kale olan İdlib’te artan askeri ölümler, Türk hükümetini buradaki stratejisini gözden geçirmeye zorlayabilir. Her ne kadar Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iktidar partisinin iç politikada büyük bir darbe alsada dış politikada geri adım atmak istemeyecek.

Moskova ve Ankara Suriye iç savaşıyla ilgili barış görüşmeleri için birlikte çalıştılar, ancak Rusya Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ı destekliyor ve Türkiye Özgür Suriye Ordusunu destekliyor . Bu barış görüşmelerinde, Türkiye'nin Hama eyaletine komşu olan İdlib ilinde birkaç gözlem noktası oluşturması öngörülmüştü. Ancak bu gözlem noktaları son haftalarda birkaç kez hedef haline geldi ve bir Türk askeri şehit oldu üç askerimizi de yaraladı. Türkiye, bu hain saldırılar sonucu rejim mevzilerine misilleme yaptı.

Suriye rejimi, muhalefetin Türk gözlem kulelerini Suriye ordusuna ateş ettikleri kalkanlar olarak kullandığını iddia ediyor . Ancak rejim, Türkiye ile savaşa devam etmek istemediğini söylüyor.

Suriyeli bakan muallim, “Umarız ordumuz ve Türk ordusu savaşmaz. Özellikle İdlib’de teröristlerle savaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

Suriye Dışişleri Bakanı Walid Muallim 18 Haziran’da şunları söyledi:" Asıl soru, Türkiye Suriye’de ne elde etmek istiyor? " 

Suriye rejimi, Türk birliklerinin geri çekilmesini istiyor. Ancak sahadaki durum kontrolden çıkıyor. Rusya'nın Suriye ile Türkiye arasındaki çatışmaları önleme konusunda “garanti gücü” olarak rolü daha da önem kazanıyor. Rusya, Türkiye’yi desteklemeye devam etse de en azından kısmen iki ülke arasındaki hassas S-400 silah anlaşması yüzünden  hala Suriye rejiminde dizginlenmeye devam etmek için etkisini tam olarak kullanmıyor.

Peki Suriye ve Türkiye neden savaşıyor ve durum neden tırmanıyor? 29 Nisan'da yaşanan çatışmaların ardından Suriye ordusu, Hama'nın kırsalındaki Madik Kalesi de dahil olmak üzere 20 lokasyonu kontrol altına aldı, ancak Türk destekli gruplar üç alanı yeniden ele geçirdi: tell Meleh, Jubbeyn ve Zahra. Buna karşılık, Suriye ordusu, Haziran ayında bu üç yer üzerindeki kontrolünü yeniden kurmaya çalışan beş saldırı başlattı ama başarısız oldu.

Muhalefet gruplarına göre, Suriye ordusu son iki ay boyunca yaklaşık 700 ölüm kaydetti. Ancak Suriye hükümetinin zararlarını açıklamadığı için bu rakamın doğrulanması imkansız.

Türkiye'nin desteklediği muhalif gruplar kısa süre önce stratejilerini savunmadan saldırıya geçirdi ve çatışmaları rejimin hakim olduğu bölgelere yaymaya başladı. Bu hamle rejimin Türk mevzilerine yönelik taciz ateşini arttırma konusundaki ana neden gibi görünüyor. Şimdi Suriye, Türkiye’yi toprakları uzerinde yaşadığı yenilgi yüzünden suçluyor.

Ancak bu aksiliklerin birkaç nedeni var. Birincisi Suriye Arap Ordusunun yetersizliği. Tahran, Esad’ın iktidarda kalmasını istemesine rağmen, İran her iki tarafın da ABD’yle çelişkili olduğu durumlarda Türkiye ile göreceli olarak iyi ilişkilerini sürdürmek için bu operasyonlar sırasında rejim güçlerine yardım etmeyi reddetti. Muhalefet kaynakları, Rusya'nın Suriye ordusunun ele geçirdiği yerleri kaybetmesinden hayal kırıklığına uğradığını iddia ediyor.

Son olarak, Türkiye muhalefet lehine kritik müdahaleler gerçekleştirdi. Türkiye'nin Suriye'ye ilk girdiği 2016'da konuşlandırılan silahlı gruplar, idlib'in güneyinde ve Hama'nın kuzeyinde çatışmaların tırmandığı yere taşındı. Bu gruplar Hayat Tahrir El-Şam ve diğer cihatçı örgütlerle işbirliği yaptı. Türkiye, muhalefetin Suriye Ulusal Ordusu ve Ulusal Kurtuluş Cephesi gruplarında savaşan gruplara silah ve zırhlı araçlar tedarik etti.

Türkiye muhalefet gruplarını desteklemeyi bırakmadığı sürece, rejim ile mücadelesinin devam edeceği açıktır. 

Bununla birlikte, Türkiye ABD'nin Suriye'deki askeri varlığından endişe duyuyor ancak ABD'nin askeri gücü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i rahatsız edebilir. ABD Başkanı Donald Trump, Japonya'nın Osaka kentinde yapılan son toplantıda, Türkiye'nin Rus yapımı s-400 füze savunma sistemini tartışmalı bir şekilde satın almasıyla ilgili bir soruya yanıt olarak beklenmedik bir şekilde İdlib meselesini gündeme getirdi.

Trump, “Erdoğan'ın büyük bir ordusu var . Onlar savaşçı. Büyük savaşçılar. İdlib'de birlikte çalıştık, çünkü o da milyonlarca insanın öldüğünü görmek istemiyor"dedi .

Ayrıca, Trump’ın Suriye’ye özel elçisi James Jeffrey, İdlib’de Suriye ordusunun zafer kazanması halinde ABD ve Türk askerlerinin konuşlandırıldığı alanlar için çok tehlikeli olabileceğini söyledi.

Başka bir deyişle, İdlib rejime geçerse, bir sonraki adımda Türk ve Amerikan güçleri tarafından kontrol edilen bölgeler gelecek. Bu nedenle, Rus ve Suriye güçleri İdlib'de durdurulmalıdır.

Türkiye, idlib kayıplarını halkın tepkisini önlemek için büyük bir sorun haline getirmekten kaçınıyor. Şehitlerden çok endişe duyan Türk halkı, İdlib durumu değiştikçe hükümeti İdlib'deki konumunu gözden geçirmeye zorlayabilir. Ayrıca, 23 Haziran seçimlerinden sonra Erdoğan'ın idlib'de geri çekilerek zayıflık göstermek istemeyeceğini de unutmayın.