ABD Başkanı Donald Trump’ın mektubu sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumunu değerlendiren Şener, şunları söyledi:

"Barış Pınarı Harekatı sırasında Trump bir mektup gönderdi ve ‘Senin sorunlarınla çok uğraştım. Aptal olma’ dedi. Arkasından ABD’de soruşturmalar ve yaptırım çabaları başladı. Erdoğan’ı Halkbank davasında sanık koltuğuna Erdoğan’ı oturtmaya kalktılar. O yetmedi, ABD’li senatörler harekete geçti ve ‘Ailesinin mal varlığını araştıracağız’ dediler. Erdoğan, şahsi vaziyeti masaya yatırılır yatırılmaz 17 yıldır hiç yapmadığı bir şeyi yaptı. Trump’ın yardımcısı ile masada eşit konumda ezik ve eğik bir şekilde oturdu. Bu sürecin akabinde harekat son buldu. Erdoğan’ın yönetimiyle birlikte ülkemiz şantajlara açık, riskli bir ülke haline geldi."

"En günahkar iktidar Erdoğan hükümetidir"
Şener, "Erdoğan’ın dış politikasıyla akan kan, tecavüze uğrayan kadınlar, köle pazarlarında satılan kadınlar, masum ve yetim kalan çocuklar, İslam tarihinin en vahşi ve korkunç sahnelerini meydana getirmişlerdir. Müslümanlar, Müslümanların şerrinden korunmak için Akdeniz’i geçerken on binlercesi boğularak öldü. Böyle bir zulüm politikasının din ve imanla ne ilgisi var? Bu, İslam’a ihanet politikasıdır. 15 asırlık İslam tarihinin en günahkar iktidarı Erdoğan hükümetidir" dedi.

AK Parti hükümetinin Cumhuriyet’in bütün kazanımlarını yok etmek için uğraştığı hezeyanında bulunan Şener şunları söyledi:


"Cumhuriyetimizin bütün değerlerini yok etmek için uğraşan bu iktidar çok tehlikelidir. 17 yıl boyunca bu ülkeye yaşatılanlar başka bir dönemde yaşamadı. AKP’nin ve Erdoğan’ın kurduğu tek bir İslami kurum yoktur. Diyanet İşleri Başkanlığı, ilahiyat fakülteleri ve imam hatipler, Atatürk’ün kurduğu kurumlardır. Ama AKP politikalarıyla bu kurumların içerisini boşalttı. Bana Tayyip Erdoğan’ın kurduğu bir tane İslami kurum söyleyin. Bunlara yine sahip çıkacak olan yegâne parti CHP’dir."