Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2019 yılına ait “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması Bölgesel Sonuçları”nı açıkladı. 

Türkiye’de gelirin hanehalkları ve fertler arasındaki dağılımını ortaya koymak, insanların yaşam koşulları, sosyal dışlanma ve yoksulluğu gelir boyutu ile ölçmek için gerçekleştirilen Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, şehir şehirden ziyade “İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS)”na göre yapılıyor. 

Buna göre Türkiye'de yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 2019 yılında 28 bin 522 lira oldu. Bu, 2018’de 24 bin 199’du. 2014’te ise 14 bin lira seviyesindeydi. 

TÜİK, hanehalkı ya da fert açısından geliri, üretime yapılan katkı karşılığında belirli bir sürede elde edilen değerlerin toplamı olarak tanımlıyor. Bu tanıma, emek karşılığı alınan ücret ve maaşlar şeklinde, toprak kirası (rant), sermaye geliri (faiz) veya teşebbüs geliri (kâr) de dahil olabiliyor. 

İstanbul: Gelirin de gelir adaletsizliğinin de en yüksek olduğu şehir 
Yaklaşık 16 milyon insanın yaşadığı İstanbul, TÜİK için başlı başına bir “İstatistiki Bölge” ve TR1 koduyla anılıyor. Her sene olduğu gibi 2019’da da gelirin en yüksek olduğu bölge, 40 bin 749 lira ile İstanbul. 

İstanbul’u 32 bin 384 TL ile TR5 (Batı Anadolu) bölgesi ve 30 bin 337 lira ile TR3 (Ege) bölgesi izledi. 

En düşük kişi başına gelire sahip bölgeler ise  13 bin 441 lira ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt). 

En yüksek gelir adaletsizliği olan şehirler: İstanbul, Şanlıurfa, Diyarbakır
Gelirin yüksek olması refah seviyesinin de yüksek olacağı anlamına gelmiyor. Hatta gelir seviyesinin yüksek olduğu bölgeler, genellikle gelir adaletsizliğinin de en yüksek olduğu yerler oluyor. 

Gelir adaletsizliği iki şekilde ölçülüyor: Bunlardan ilki gini katsayısı, diğer ise P80/P20 oranı. 

Belli bir matematik formülü ile bulunan gini katsayısı, “0” ile “1” arasında değişiyor. Bir toplumda gelir adaletli şekilde paylaşılmışsa gini katsayısı sıfıra yaklaşıyor. Ancak gelir belli bir kişi ya da toplulukta toplandıysa söz konusu katsayı, 1’e yakınsıyor. 

Örneğin Türkiye genelinde gini katsayısı 2018’de 0,408’di. Bu rakam, 2019’da sıfıra yaklaşarak 0,395 oldu. 

Gini katsayısının en büyük olduğu bölge 0,428 ile İstanbul. Yani, ülkede en çok gelirin elde edildiği yerde en büyük gelir adaletsizliği var. İstanbul’u TRC2 koduyla anılan Şanlıurfa ve Diyarbakır bölgesi takip ediyor. 

Gini katsayısının en düşük değeri aldığı bölge ise TR81 koduyla ve 0,281 gini katsayısıyla Zonguldak, Karabük ve Bartın’ı içine alan bölge. 2018’de gelir adaletsizliğinin en düşük olduğu bölge ise Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli alanıydı. 

Türkiye’nin yüzde 20’lik kesiminin yüzde 80’ine oranı 
Diğer bir gelir adaletsizliği ölçütü ise P80/P20 oranı. O bölgede yaşayan en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubun gelirinin en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun gelirine oranı şeklinde hesaplanıyor. Oran küçüldükçe gelir eşitsizliği azalıyor. 

P80/P20 oranı Türkiye genelinde 7,4. Bu oran, 2018’de 7,8’di. 

İstanbul, 7,8’lik oranla, bu hesaplamada da gelir adaletsizliğinin en yüksek olduğu bölge. 

İstanbul’u 6,8’lik oranla yine Şanlıurfa ve Diyarbakır izliyor. 6,6’ya sahip Balıkesir-Çanakkale (TR22 bölgesi) ve Adana-Mersin (TR62 bölgesi) ise gelir adaletsizliğinde üçüncü sıradalar. 

P80/P20 oranı’nın en küçük olduğu, yani adaletsizliğin en az olduğu yerler 4,2 ile yine Zonguldak, Karabük, Bartın. Bu bölgeyi TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) izliyor. 

TÜİK, Türkiye’de yoksulluğu nasıl hesaplıyor?
TÜİK, yoksulluğu “göreli yoksulluk” kavramı ile açıklıyor. 

Buna göre, toplumun genel düzeyine göre belli bir sınırın altında gelir veya harcamaya sahip olan birey veya hanehalkı göreli anlamda yoksul sayılıyor. 

TÜİK’in kullandığı dört farklı yoksulluk sınırı var ve bunlar medyan gelire göre ölçülüyor. Medyan gelir, küçükten büyüğe sıralandığında ortaya düşen geliri ifade ediyor. Örneğin 1’den 10’a kadar bir sıralama olsun. Bu sıralamanın medyan geliri 5,5. 

TÜİK’in dört farklı yoksulluk sınırı ise;  Medyan gelirin yüzde 40’ı, yüzde 50’si, yüzde 60’ı ya da yüzde 70’i altında gelir kazananlar. 

Biz birazdan medyan gelirin yüzde 50’si altında kalan yoksulluk sınırı hesaplamasına göre yoksul nüfusu açıklayacağız. Ancak TÜİK’in önem verdiği bir kavram daha var ki o da; Sürekli yoksulluk riski altında olanlar. 

Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan “sürekli yoksulluk oranı”, son yılda ve önceki üç yıldan en az ikisinde yoksulluk riski altında olanlar olarak tanımlanıyor. Bu hesaplamada medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınıyor. 

TÜİK’e göre aylık yoksulluk sınırı 900 lira 
Medyan gelirin yüzde 50’si altında kalan yoksulluk sınırı hesaplamasına göre; 

Türkiye’de yoksulluk sınırı yıllık 10 bin 793 lira. Bu değer, 2018’de 8 bin 892 liraydı. Bu değerin altında gelir kazananlar yoksulluk riski altında. 

İstanbul için ise yılda 14 bin 20 liradan az kazanan yoksulluk riski ile karşı karşıya oluyor. İstanbul’u 13 bin 929 lira ile Ankara, Ankara’yı da 13 bin 769 lira ile İzmir izliyor. Yoksulluk sınırı en düşük 5 bin 114 lira ile Şanlıurfa ve Diyarbakır’da. 

Bir yılda yarım milyon kişi “yoksul” oldu 
Yoksul insan sayısına gelirsek…

Türkiye’de 11 milyon 641 bin yoksul var. Bu sayı, 2018’de 11 milyon 91 bindi. 

1 milyon 660 bin kişi ile en fazla yoksulun ev sahibi İstanbul. İstanbul’u 562 bin yoksul ile Adana ve Mersin izliyor. Bu bölgeden sonra üçüncü sırada 529 bin kişi ile Ankara var. 

78 bin kişi ile TRB1 yani, Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli bölgesi en az yoksulun yaşadığı yerler. Bu bölgeyi, TR81 bölgesi yani, Zonguldak, Karabük, Bartın izliyor. 

Türkiye’de her 100 kişiden 14’ü yoksul 
Türkiye İstatistik Kurumu, fert geliri yoksulluk sınırı altında olanların (yoksulluk riski altında olan nüfus), toplam nüfusa oranını “yoksulluk oranı” olarak tanımlıyor. 

Türkiye’nin 2019’da yoksulluk oranı yüzde 14,4 oldu. Bu oran, 2018’de yüzde 13,9’du. Yani Türkiye’de her 100 kişiden 14’ü yoksul. 

Yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölge beklenenin aksine İstanbul değil. Yüzde 15 ile TR82, yani Kastamonu, Çankırı, Sinop. 

Yüzde 14 ile ikinci sırada yer alan Adana ve Mersin’in (TR62 bölgesi) 2018’de yoksulluk oranı yüzde 12,7’ydi. 

TR62 bölgesini yüzde 13,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) takip ediyor. 

Yoksulluk oranının en fazla arttığı istatistiki bölge yüzde 12,7 ile TR32 yani Aydın, Denizli, Muğla bölgesi. Buranın yoksulluk oranı 2018’de yüzde 8,4’tü. Yaklaşık yüzde 50’lik bir artış oldu. 

Coğrafi bölge olarak bakıldığında Doğu Karadeniz yoksulluk alanının en fazla arttığı bölge. 2018’de yüzde 8,9 olan yoksulluk oranı bir yıl sonra yüzde 11,4’e çıktı. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

independent