Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Avrasya Masası Başkanı Dr. Dinmuhammed Ametbek, Doğu Akdeniz’de yaşanan Rusya merkezli soruna ilişkin "Rusya’nın Doğu Akdeniz’deki Tutumu" başlıklı yazısında dikkat çeken ifadelerle değerlendirdi.


"Doğu Akdeniz’de Avrupalı ve Amerikalı şirketler etkin"
Doğu Akdeniz’de artan gerilim, bölgenin jeopolitik önemi sebebiyle yalnızca denize kıyıdaş ülkeleri değil; aynı zamanda bölgesel ve küresel aktörleri de harekete geçirdiğini belirten Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Avrasya Masası Başkanı Dr. Dinmuhammed Ametbek, “Doğu Akdeniz’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Yunanistan, Mısır ve İsrail’in enerji arama faaliyetlerine ek olarak Avrupalı ve Amerikalı şirketlerin de etkin olduğu görülmektedir” şeklinde konuştu.

"Rusya Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri nasıl değerlendiriyor?"
Doğu Akdeniz’de bulunan aktörlerin Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) haklarını göz ardı ettiklerini söyleyen Dr. Dinmuhammed Ametbek, şöyle konuştu:


"Bu duruma karşı Türkiye’nin bölgeye sondaj gemilerini göndermesi ise Ankara’nın kendi haklarını koruma konusundaki kararlılığını göstermektedir. Türkiye’nin bu hamlesinin bölgede etkin olan diğer aktörler tarafından endişeyle karşılandığı ifade edilebilir. Bu noktada merak edilen konulardan biri de Rusya’nın Doğu Akdeniz’deki gelişmelere nasıl yaklaştığıdır."

"Moskova Doğu Akdeniz’deki krizi Kıbrıs merkezli düşünüyor"
Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan 8 Temmuz 2019 tarihinde “Türkiye’ye ait ikinci bir geminin sondaj keşif çalışmaları yapmak üzere GKRY münhasır ekonomik bölgesine girdiği haberlerini endişeyle takip ediyoruz. GKRY’nin egemenliğinin ihlal edilmesinin Kıbrıs sorununa kalıcı, uygulanabilir ve adil bir çözüm için uygun koşulların yaratılmasına yardımcı olamayacağına inanıyoruz.” şeklindeki yazılı açıklamasını hatırlatan Ametbek, “Moskova’nın Doğu Akdeniz’deki krizi Kıbrıs merkezli bir şekilde düşündüğü anlaşılmaktadır. Nitekim Kıbrıs’taki gelişmeler, Rusya’nın bölgedeki çıkarlarını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle de Moskova, Doğu Akdeniz’de yaşananlara hem güvenlik hem de ekonomik bir perspektifle yaklaşmaktadır. Çünkü bölgeden çıkartılan doğalgazın Avrupa’ya nakledilmesi, Rusya’nın Avrupa’ya enerji ihracatı konusundaki konumuna zarar verecektir.” dedi.

"Suriye’deki Rusya-İran işbirliği, Tel Aviv’i de Moskova’yla yakın ilişki kurmaya zorlamaktadır"


Rusya, Doğu Akdeniz’in jeopolitik öneminden dolayı bölge ülkeleriyle yakın ilişkiler kurmaya çalıştığını belirten Dr. Dinmuhammed Ametbek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu kapsamda Soğuk Savaş’ın da mirasını kullanan Rusya’nın Suriye ve Mısır’la yakın ilişkileri vardır. Ayrıca 2000’li yıllardan itibaren Moskova-Tel Aviv hattında da yakınlaşma yaşanmaktadır. 1971 yılından itibaren Suriye’nin Tartus Limanı’nda askeri üssü bulunan Rusya, 2015 sonrasında bu ülkedeki askeri varlığını daha da güçlendirmiştir. Suriye’deki Rusya-İran işbirliği, Tel Aviv’i de Moskova’yla yakın ilişki kurmaya zorlamaktadır. Mısır ile Rusya arasındaki ortak askeri tatbikatlar ise Kremlin’in bölgedeki etkinliğini arttırma girişimi olarak yorumlanmaktadır."