4 Kasım 2016 tarihinde tutuklanan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş,  partisinin kapatılma ihtimaline dair, “Bunu akıllarına bile getiremezler çünkü HDP yeniden ve öyle güçlü gelir ki, bundan en büyük zararı kendileri görürler” dedi.

Kendisinin “Tutuklu değil, siyasi rehine” olduğunu ifade eden Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisinden korktuğunu ve çekindiğini öne sürdü. “Zaten o nedenle beni burada tutuyor” ifadelerini kullanan Demirtaş, “Ancak ben ve benim gibiler dört duvara sığmayız, işte bunu anlamıyor. Çünkü biz kimsenin adamı değil, halkın, sadece halkın öz evlatlarıyız. Ve halk kendi evlatlarını asla yalnız bırakmaz, bırakmadı. Ne zaman çıkacağımızı falan da hesaplamıyoruz. Sadece direniyoruz. Kazanacağımızdan da eminiz. Biz değil, birileri iktidarları için kaç günleri kaldığını saysın. Biz gün saymıyoruz çünkü” dedi.

3 yıl 11 aydır cezaevinde bulunan Demirtaş, T24’ten Şirin Payzın’ın sorularına yanıt verdi.

“Her hafta onlarca HDP’li hukuksuzca hapse atılıyor”

HDP'ye yönelik operasyonun zamanlamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Partimize yönelik siyasi operasyonlar, 2009 Nisan ayından bu yana kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Çözüm süreçlerinde hızı azalsa bile siyasi tutuklamalara ara verilmedi. O günden bu yana 20 binden fazla HDP'li gözaltına alındı veya tutuklandı. Dolayısıyla son siyasi operasyonun zamanlaması manidar değildir. AKP'nin HDP'yi tasfiye etmek amacıyla yürüttüğü amansız saldırıların sonuncusudur sadece. Tabii tutuklananlar kamuoyunca tanınan kişiler olunca daha fazla gündeme geliyor. Yoksa neredeyse her hafta onlarca HDP'li hukuksuzca hapse atılıyor.

Seçilen isimler sembolik mi? Nasıl değerlendirdiniz?

HDP'nin eski MYK üyeleri ve tanınmış siyasetçiler özellikle seçilerek kamuoyuna yönelik bir korkutma mesajı, daha net ve üst düzeyde verilmek istendi.

Sizce, HDP'yi veya Kürt seçmeni sokağa, sokak eylemlerine mi çekmeye çalışıyorlar?

Hayır. Bu daha çok korkutma, sindirme, muhalefeti yan yana duramaz hale getirme çabası.

"İktidar sorumluluğu HDP'ye yıkmaya çalışıyor"

2014 yılındaki Kobani eylemleri sebep olarak gösteriliyor. Kobani'de aslında ne olmuştu, sorusuna sizin açıklamanız nedir?

O günlerde yaşananların sorumlusu AKP hükümetidir. Hem hukuki hem siyasi açıdan bu böyledir. Bunu ancak ileriki yıllarda tümden ortaya çıkarabiliriz. Çünkü günümüzde yargı, medya ve bürokrasi "suçlu"nun kontrolünde. İktidar, sorumluluğu HDP'ye yıkarak bir taşla birçok kuş vurmaya çalışıyor ama biz direniyoruz. Ve bu nedenle başaramıyorlar, asla da başaramayacaklar.

HDP "Kobani olaylarında esas hesap vermesi gereken iktidardır" dedi. Katılıyor musunuz?

HDP doğru söylüyor.

AKP içinde o dönem siyaset yapan ama şimdi ayrılan, parti kuran isimler var. Sizce kimler konuşmalı? Hangi isimler konuşursa doğrular ortaya çıkar?

Efkan Ala ve Hakan Fidan başta olmak üzere ilgili bürokrasi her şeyi biliyor ama Erdoğan'ın bizi suçlama operasyonuna destek olarak hakikate sırt çevirmeyi tercih ediyorlar.

Kobani eylemlerinde yaşananların Fethullahçı örgütlenmenin (FETÖ) provokasyonu olduğunu söyleyenlere katılıyor musunuz?

Artık o kadar emin değilim. Çünkü öyle olsaydı AKP üstüne giderdi en azından. Gitmediğine göre sorumlusu AKP'dir, "Kobani düştü, düşecek" diyenlerdir.

HDP'ye yönelik operasyonların, gözaltı ve tutuklamaların AKP'nin tek başına aldığı kararların sonucu olduğunu düşünüyor musunuz?

Muhtemelen ortaklarının da onayı, desteği ve iş birliğiyle yapıyorlardır. Ama bizim açımızdan siyasi sorumlu AKP'dir. 


"En büyük zararı kendileri görürler"

Gelişmeler aynı zamanda erken seçim sinyali mi?

Sanmıyorum. Erken seçim için çok daha fazlasını yapacaklardır. Ne olacağını kestirmek güç ama AKP'de baskı ve hilenin limiti yoktur.

HDP'yi kapatmaya mı çalışıyorlar, sizce böyle bir adıma cesaret edebilirler mi?

Bunu akıllarına bile getiremezler çünkü HDP yeniden ve öyle güçlü gelir ki, bundan en büyük zararı kendileri görürler. Bizleri rehin alırken de HDP'nin kısa bir sürede yok olacağını düşünüyorlardı. Oysa son yerel seçimde çıkan tablo ortada.

HDP kapatılırsa durum ne olur? Nasıl bir gelecek bekler Türkiye'yi?

HDP'nin bugün yedi milyondan fazla seçmeni var. Onları da kapatacak değiller herhalde. Halk kendi partisini kurar ve daha güçlü şekilde yoluna devam eder. HDP seçmeni, demokratik siyasetten de demokrasi mücadelesinden de vazgeçmez. Ama kapatmayı düşünenler siyaseten ve hukuken ileride büyük bedeller öderler, halk ilk seçimde ağır bir fatura çıkarır bunu yapanlara. AKP ise parti kapatmış bir parti olarak siyaset tarihindeki kara lekelerden birini daha siciline eklemiş olur. 

“Ne zaman çıkacağımızı falan da hesaplamıyoruz”

Neden hâlâ tutuklusunuz? Sizce Erdoğan sizden korkuyor mu? Ve ne kadar daha sürecek diye düşünüyorsunuz? Basit ama önemli bir soru.

Ben tutuklu değil, siyasi rehineyim. Erdoğan'ın benden bir hayli korktuğunu, çekindiğini net biliyorum. Zaten o nedenle beni burada tutuyor. Ancak ben ve benim gibiler dört duvara sığmayız, işte bunu anlamıyor. Çünkü biz kimsenin adamı değil, halkın, sadece halkın öz evlatlarıyız. Ve halk kendi evlatlarını asla yalnız bırakmaz, bırakmadı. Ne zaman çıkacağımızı falan da hesaplamıyoruz. Sadece direniyoruz. Kazanacağımızdan da eminiz. Biz değil, birileri iktidarları için kaç günleri kaldığını saysın. Biz gün saymıyoruz çünkü.