Saymaz, bugünkü köşe yazısında şunları yazdı:

Türk dış politikasının yıllardır savunageldiği “KKTC egemen bir devlettir” argümanı AK Parti tarafından çürütülüyor. Adalıların iradesine yönelik müdahale, gelecekte müzakere masasında KKTC'nin elini zayıflatmaktan, Rumların tezini güçlendirmekten başka bir sonuç vermeyecek.

Üstelik AK Parti, Tatar'ı desteklemekle yetinmiyor, ana muhalefeti düşmanlaştırıyor. 1974'te Rumlara karşı savaşırken vurulan Akıncı ve ailesi hain ilan ediliyor. İstanbul'da Ekrem İmamoğlu'na ne yapıldıysa, Kıbrıs'ta Akıncı'ya aynısı yapılıyor.

Bu yaklaşım, ciddi bir kısmı Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı almış olan Kıbrıslı Türkleri, Rumların kucağına itiyor. Halbuki Libya'daki Sarrac hükümeti hariç Akdeniz'de dostu kalmayan Ankara'nın KKTC'yi karşısına alacak hamlelerden uzak durması gerekir. Kıbrıslıların iradesine her şeyden önce bizler, KKTC'nin egemenliğinin garantörü olan Türkiye Cumhuriyeti saygı göstermelidir.

AK Parti, içinden kendisinin çıkmadığı seçim sandığını milli irade saymama huyundan vazgeçmelidir.

Unutmayalım: 31 Mart'ta iradesi yok sayılan İstanbullular… 23 Haziran'da tekrarı yapılan seçimlerde demokrasi dersi vermişti. Bu da Kıbrıs'ın 31 Mart'ıdır.
Kıbrıs’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalmıştı. Türkiye hükümetinin desteklediği Ersin Tatar ile mevcut KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bu hafta sonu tekrar yarışacak. Akıncı’nın bu seçimi kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor.