Amerikan Washington Post gazetesi, Suriye'deki gelişmeleri ele aldığı makalesinde, Beşar Esed'in iç savaşın çıktığı 2011 yılından bu yana iktidarının en zorlu dönemini yaşadığını yazıyor.

Gazete bu zorlukları da, 'kuzeni Rami Mahluf ile yaşadığı sorunlar, ülkede çöken ekonomi ve müttefiki Rusya'da medyada hakkında çıkan eleştirel tondaki haberlerin işaret ettiği gerilim' olarak sıralıyor.

Gazete, her ne kadar ülkenin üçte birinin kontrolün yeniden Esed'e geçse de, güney vilayeti Dera'da patlak veren yeni isyanların da muhalif hareketlenmeleri canlandırabileceğini ifade ediyor.

Washington Post gazetesine konuşan Chatham House düşünce kuruluşundan Lina Khatip Esed'in 'dokuz yıllık savaşta en kırılgan dönemini yaşıyor olabileceğini' söylüyor ve şu yorumu yapıyor:

"Esed, giderek İran ve Rusya'nın desteğine daha bağımlı hale geliyor. Seçmenlerine tedarik edebileceği yerli kaynakları yok. Uluslararası meşruiyeti yok ve çatışma öncesi sahip olduğu askeri güce artık sahip değil. Araç kutusu artık boş ve doğrusu her zaman olduğundan daha zayıf halde."

Kuzeni Rami Mahluf ile arasındaki çatlaklar
Esed ile kuzeni Rami Mahluf arasındaki çatlak, Mahluf'un Facebook hesabından paylaştığı mesajda dile getirdiği şikayetlerle gündeme gelmişti. Mahluf devletin malvarlıklarına el koyduğunu söylemiş ve artık Esed ile doğrudan iletişim kanalı olmadığına işaret etmişti.

Facebook'taki paylaşımlarında Mahluf, rejimin 'vergi borcu' olarak istediği 600 milyon doları ödemeyeceğini belirtip, sahip olduğu şirket ağları aracılığıyla Suriye ekonomisini çökertebileceği yönünde konuşmalar yapmıştı.

Geçen haftaki paylaşımında Mahluf, "Savaş döneminde vazgeçmedim, bu şartlar altında vazgeçeceğimi düşünüyorsanız, beni tanımıyorsunuz demektir" dedi.

Washington Post, rejim Mahluf'u hedef alırken bir yandan da, savaş döneminden kar sağlayan Suriyeli elit iş insanlarından, çökmekte olan ekonomiye destek için katkı çağrıları yaptığını yazıyor.

All4Syria internet sitesinin sahibi Esed'in eski arkadaşı ve danışmanı Ayman Abdel Nour da Mahluf ile yaşanan gerilimin diğer iş insanlarıyla ilişkisinden çok daha farklı ve çok daha ciddi olduğunu söylüyor ve Mahluf ailesinin Alevi mezhebinden gelmeleri nedeniyle geniş kitleler arasında nüfuz sahibi olmalarının da, ülkedeki etkileri ve gördükleri destek açısından önemli olduğunu ifade ediyor.

Washington Post'a konuşan Suriyeli gazeteci ve siyasi analist Danny Makki'nin de yorumu şöyle:

"Mahluf açıkça Devlet Başkanı'na muhalefet etti, bu Suriye'de normalde hoş görülen bir şey değil. Bu şimdi yalnızca herhangi bir muhalefet değil, bir iş insanının açıkça devlet başkanı ve devlet başkanlığı kurumuna muhalefetidir. Daha büyük soru, uzun vadede ekonomiye ne olacağı. Bu durumdan çıkış yolu bulmak Esed için zamana karşı bir yarış. Yalnızca rejimin kurtarılması değil, ülkenin kurtarılması söz konusu."

Kötüleşen ekonomi
Avrupa Birliği ve ABD'nin yaptırım uyguladığı Suriye'de ekonomi de giderek kötüleşiyor. Yerel para birimi değer kaybediyor, temel gıdalara erişim giderek zorlaşıyor. Dünya Gıda Programı'na göre Suriye halkı açlık riskiyle karşı karşıya.

Muhalif isimler de sosyal medya paylaşımları ve konuşmalarında ekonominin giderek kötüleşmesi ve artık açlık tehdidine vurgu yapıyor.

Washington Post, öfkenin ise Esed'e doğrudan değil, daha çok çevresinde 'yolsuzluk yaptıkları' iddia edilen yetkililere yöneldiğini yazıyor.

Gazeteye konuşan Suriyeli eski diplomat Bassam Barabandi, Esed'in 'en zayıflar arasında en güçlü isim' olduğunu söylüyor.

Rus medyasında çıkan haberler
Rus medyasında Esed'i eleştiren yazıların çıkması, Washington Post gazetesine göre Esed rejimi ile Rusya arasındaki ilişkilerin de gerildiğine işaret ediyor.

Gazete, en sert eleştirilerden birinin Rusya'nın eski Şam büyükelçisi Alexander Aksenyonok'tan geldiğini yazıyor. Aksenyonok, Rusya'nın önde gelen medya kuruluşlarında çıkan yorum yazısında Esed'in siyasi tavizlerde bulunmamasının Rusya'nın siyasi çıkarlarına ters düştüğünü ve rejimin yolsuzluk ve suçla mücadele için etkili bir yönetim sistemi kuramadığını ifade etmişti. Aksenyonok, "Rusya, verebileceği tavizlerin sınırına ulaştı" yazdı.

Washington Post'un haberine göre ise Rus analistler, bu tarz yorumların Moskova ile Şam arasında büyük bir siyaset değişikliğine işaret etmediği görüşünde.

Gazeteye konuşan Moskova merkezli Dış Politika ve Savunma Politikaları Merkezi başkanı Fyodor Lukyanov, Rusya'nın Suriye'deki savaşa doğrudan müdahalesiyle hayati siyasi hedeflerine ulaştığını ve bu kazanımlarından vazgeçmeyeceğini söylüyor:

"Esed tabi Rusya desteğine bağımlı ama siyasi olarak Rusya da ona bağımlı. Rusya, çok büyük bir siyasi zarar görmeden Esed'i terk etmeyi göze alamaz."

Moskova Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nden Nikolay Surkov da, Esed rejiminin siyasi reformlar yapmayı reddetmesinin Moskova'da gerilim kaynağı olduğu yorumunu yapıyor. Washington Post'a konuşan Surkov "Bu reformlar Esed'in mutlak gücünü seyreltebilir. Gerçek ve kalıcı bir uzlaşı için bunlar temel bir koşul olarak görülüyor. Hükümet askeri olarak kazansa bile, halkın asıl sıkıntı duyduğu konular giderilmedikçe yeni bir isyan çıkma riski var" diyor.

Floransa merkezli Avrupa Üniversitesi Enstitüsü'nde araştırma görevlisi olan Abdo Jabbassini de Dera vilayetinde çıkan yeni şiddet olaylarının arkasında 'tam olarak kimin olduğunun bilinmediğini ama yeni bir isyana işaret ettiğini' söylüyor.

Gazeteye konuşan uzmanlar İdlib'de yaşananların da Esed rejimini zora soktuğunu ve "çözüm bulamazsa Suriye'de istikrar sağlayamayacağını" ifade ediyor.