CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’nun, kural tanımaz VIP ısrarına izin vermeyen Ordu Valisi Seddar Yavuz’a olan öfkesinin nedeni şimdi anlaşıldı.


Koç’un özel lüks jetiyle Karadeniz seçim turuna çıkan ve Ordu-Giresun Havalimanı’nda kural tanımazlığı yüzünden polislerin VIP girişini engellediği İmamoğlu’nun “Bu Vali tam bir it” diyerek hakaret ettiği Vali Yavuz’un, Muş Valiliğidöneminde CHP’nin İstanbul seçimi için gizli ittifak yaptığı PKK ve FETÖ’ye göz açtırmadığı ortaya çıktı.

İmamoğlu’nun hakaretler yağdırdığı Ordu Valisi Seddar Yavuz, Muş valiliği döneminde PKK ve FETÖ’ye göz açtırmadı. PKK’lı teröristlere yönelik yaptırdığı operasyonlarla terör örgütünün kabusu haline gelen Vali Yavuz, 1 tonluk bomba yüklü araçla kurulan tuzaktan bir vatandaşın dikkati sayesinde kurtuldu.


PKK bombalı araçla suikast girişiminde bulunmuştu
CHP’li İmamoğlu’nun hakaret ettiği Ordu Valisi Seddar Yavuz, Muş Valisi olduğu 2015-2017 yılları arasında FETÖ ve PKK teröristlerine göz açtırmadı. Operasyonlardan bunalan terör örgütü PKK, 7 Haziran 2016’da Muş Valiliği konağı yakınına Vali Yavuz’a suikast için 1 tonluk patlayıcı yüklü bombalı araç gönderdi. Vali Yavuz, PKK’nın suikast girişiminin perde arkasını şu sözlerle anlatmıştı:

“Şenyayla bölgesinde bir arıcıya ait minibüs kaçırılarak, üst kısmında bal, alt kısmına 1 ton patlayıcı yerleştirilmek ve 2 tane büyük tüp tuzaklanmak suretiyle beni öldürmek üzere Vali Konağının karşısına getirilmiş. Benim evden çıkış saatim beklenirken, sıcak havada eriyen bal aracın altından yola sızınca bir vatandaşımız durumu polise ihbar ediyor. İhbar üzerine aracın bulunduğu yere polis ekiplerimiz gittiğinde, aracın içindekiler kumandaya basmak suretiyle kurdukları düzeneği patlatmak istediler ancak Allah’ın takdiri ki, benim çıkış saatimi bekleyen bomba yüklü minibüs patlamadı.”

HDP’li milletvekilleri tehdit etmişti
Ordu Valisi Seddar Yavuz, Muş Valiliğidöneminde PKK’nın siyasi uzantısı HDP milletvekillerinden de tehditler aldığını şu sözlerle ifade etmişti:


“PKK’ya yönelik yaptığımız operasyonların ardından sosyal medya üzerinden bana tehditler gelmeye başladı. ‘Senin bu ülkede mezarın dahi olmayacak, parçanı dahi bulamayacaklar’ diye tehditler aldım. Bundan öncede bir HDP milletvekili bana, ‘korumasız gez, zırhlı araca binme, yüreğin yetiyorsa Cuma namazına yalnız git’ diyerek, beni hedef gösteren açıklamaları oldu.”

PKK’nın sözde mahkemelerini başına yıkmıştı
PKK terör örgütünün bombalı araçla suikast girişiminde bulunduğu Vali Seddar Yavuz, 1 Eylül 2015’te Muş’a atandıktan sonra terör örgütüne karşı verdiği mücadeleyi şu sözlerle anlatmıştı:

“Türkiye’de ilk defa terör örgütünün sözde mahkemelerini, sözde şehitliklerini, sözde akademilerini 15 ve 17 Eylül 2015 tarihlerinde düzenlediğimiz operasyonlarla tamamen ortadan kaldırdık. Bu operasyonlarda çok sayıda teröristi etkisiz hale getirdik. Vatandaşlarımızdan haraç toplayan, onlara işkence eden, eziyet eden ne kadar terör örgütü uzantıları varsa hepsinin gereğini yerine getirdik. Daha sonraki süreçte, vatansever Muş halkı böylesine güçlü bir duruş karşısında PKK ve siyasi uzantılarına prim vermedi. Bize karşı olan sevgi seli arttı.”

Yavuz: “Terör örgütlerinin bedduası bizim onur madalyamızdır”
Yerel seçimler öncesi HDP’nin Muş Belediye Başkan Adayı olan Sırrı Sakık’ın “Eğer bizden dua almak istiyorsan, bu şehri terk edip giden Vedat Vali gibi bizden dua alırsın. Ama bu şehirde ayrımcı politikalar yaparsan, Vallahi o Yavuz gibi Seddar gibi bizden beddua alırsın, tercih sizin” şeklindeki kendisini hedef alan sözlerine şu ifadelerle cevap vermişti:

“Ben de Muş’ta çok sevildiğimi bildiğim için beni hedef gösteren kişiye sosyal medya üzerinden bir cevap vereyim istedim. Dedim ki; vatana, millete bir Seddar Yavuz değil, bin Seddar Yavuz feda olsun. Biz ilk defa bu yola çıkmış değiliz Allah’a hamdolsun. Biz, vatan uğruna, bayrak uğruna ölmeyi şeref biliriz. O yüzden de o bölgede terör örgütünün kökünü kazıdık. Ve tertemiz bir Muş’u da benden sonra gelen kardeşimize teslim ettim. Bu yüzden terör örgütünün ve onun siyasi uzantılarının yani PKK’nın, FETÖ’nun ve bunların siyasi uzantılarının bize bedduası bizim için şeref ve onur madalyasıdır. Vatan hainlerinin duasına ihtiyacı olan insanlar değiliz. Aziz Türk milletinin dualarına talibiz.”

“Hainlerin tuzaklarını dün bozdum bugün de bozarım”
Yerel seçimlerde HDP’li Sakık’ın kendisine yönelik sözleri üzerine açıklama yapan Vali Yavuz, şu açıklamada bulunmuştu:

“Bu milletin ay yıldızlı al bayrağı ortak değerimizdir. Doğusundan batısından, güneyinden kuzeyinden, etnik kökeni ne olursa olsun, ay yıldızlı al bayrağımıza baktığı zaman gözleri yaşaran, Ezan-ı Muhammedi okunduğu zaman tüyleri diken diken olan kim varsa, biz onların kulu kölesi oluruz. Ama bayrağımıza göz dikenleri, vatanımızı bölmeye çalışanların ellerini, kollarını, bugün de, yarın da kırarız. Buradaki duruşumuz nettir. Bu konuda, bugüne kadar konuşmamamın en önemli sebebi, bu konuyla ilgili gündeme gelmek istemeyişimdendir. Dolayısıyla biz, şahsımızı öne çıkaracak açıklama yapmaktan hep imtina ettik. Ancak, bu malum çevrelerin hedef gösterme yaklaşımları halen devam ediyor. Ben de kendilerine buradan söylüyorum: Ben buradayım, vatanına, milletine bağlı birisiyim. Sizlerin tuzaklarını dün de bozdum, bugün de bozarım. Aziz milletimize yönelik bu tür tehditleri, hakaretleri ancak zihniyeti bozuk, kişiliği oluşmamış, hainlerin yapabileceği davranışlar olarak değerlendiriyorum. O yüzden tekrar söylüyorum. Karadeniz Bölgesi'ndeyim. Karadeniz Bölgesi'nde yapmak istedikleri hiçbir faaliyete burada izin vermem. Karadenizli de izin vermez.”

Müslüman olan hiç kimse bu ülkede azınlık değildir
Vatanı bölmek isteyenlerin karşısında 82 milyon vatan evladı olduğuna vurgu yapan Vali Yavuz, PKK’nın en büyük kötülüğü Kürtlere yaptığını şu sözlerle ifade etmişti:

“Biz, vatanı bölmeyi değil, vatanı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Daha büyük bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Kardeşçe yaşamak istiyoruz. PKK; Kürt, Kürt diye diye Kürtleri katletti. Kürtlerin evlerini başlarına yıktılar. Size ‘özgürlük getireceğiz’ diyenler, Kürtlerin evlerini başlarına yıktılar. Biz gittik yeniden bir Sur kurduk, yeniden Nusaybin kurduk, yeniden Cizre kurduk. Gerektiğinde yine kurarız. Özellikle Muş’ta ve tüm Türkiye’de bizi dinleyen kardeşlerimize selam ve saygılarımızı iletiyoruz. Bu vatanı hep beraber koruyacağız. Kürt kökenli kardeşlerimizin başımızın üzerinde yeri var. Bu vatana, bu bayrağa bağlı herkes bizim kardeşimizdir. Kürtler bu ülkede azınlık değil, asli ve kurucu unsurdur. Daha doğrusu Lozan’da da belirtildiği gibi bu ülkede Müslüman olan hiç kimse azınlık değildir. Azınlık olan, sadece ve sadece gayrimüslimlerdir. Osmanlı'da da böyleydi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde de böyle. Biz, Müslümanları azınlık olarak kabul etmiyoruz. Onlar, Cumhuriyetimizin kurucu ve asli unsurudur. Öyle kalmaya da devam edecekler. Bu kardeşliğimizi bozmak isteyenler de asla başarılı olamayacaklar.”

 

 

 

 

 

Yeniakit