Yazar Hikmet Genç, ‘İmamoğlu size telefon alacak, hem de ellemeli!’ başlıklı yazısında Ekrem İmamoğlu’nun 10 aylık İstanbul koltuğundaki performansına değindi.


Genç, ‘Kimse de durdurmuyor. Paldır küldür gidiyor…’ ifadelerine yer verdi.

İşte o yazı,

İmamoğlu size telefon alacak, hem de ellemeli!..

‘’Ne halt yersem yiyeyim, beni alkışlar bu enayiler” diye düşünüyor herhalde.


Kimse de durdurmuyor. Paldır küldür gidiyor…

Bin muhtara cep telefonu göndermiş İmamoğlu.

İyi de neden? Muhtarların telefonu mu yoktu, her muhtarla görüntülü mü görüşmek istiyor, bayramlık hediye miydi? (Muhtarlar yanlış anlamasın, onlar için sorun yok, tabii ki herkes gibi hediyeye sevinecekler.)


Bir de çıkmış soruyor İmamoğlu; “Sadece 10 ayda bunları kim yaptı?” diye…

Evet İmamoğlu yaptı ve bu kadar rezilliği 10 aya sığdırmak hakikaten kolay iş değil!..

“İndireceğiz, bedava dağıtacağız” dediği ne varsa zam yapmasından.., Yenikapı’da belediye hizmet araçlarını lüks araç diye kakalamasından.., vazgeçemediği tatillerinden.., şu Korona günlerinde otobüsleri garaja çekmesinde kadar görmediğimiz rezillik kalmadı 10 ay içerisinde.


Organize yalanlarına şahit olduk. “Belediyeyi kötü durumda bırakmak için, otobüse toplu biniş operasyonu yaptılar!” palavrası gibi.

“Bari şehir hastanesinin yolunu yap, sen de nasiplen” diyorsun, “paramız yok” diyor.

Sonra; “(sehven) 500 bin ton milyon kilometreküp kare hektar küsur falan kadar asfaltı, 2 günde İstanbul’a döşedim” diyor. (“İstanbul’a döşediği” doğru da.., “asfalt” değil!..)

En sonunda ‘Zekat ve fitrenizi bize verin, caizdir” diyor.

Para mı bitti, İstanbul iflas mı etti?.. 10 ayda bu hale getirdi, önümüzdeki yıllarda İstanbul’u bitirecek bu Ekrem, demedi demeyin.

Sonra ne mi olur?.. “Üzülüyorum” der, güle oynaya tatile çıkar. (Ardından alkışlayacak gerzek de bulunur ha.)

İyi de bin muhtara cep telefonu almak, bu kadar masraf niye?..

Efendim doğrudan ve hızlı iletişim kurmaları içinmiş. ABD-Rusya arasındaki kırmızı telefon gibi bi’şey mi acaba?..

CHP’li vekil Elif hanımın 2 milyonluk cep faturası gibi olmasın sakın!..

“Güldür güldür” geliyor dediydiler ya.., He he geldi geldi.

Hatta ‘Güldür Güldür’ gibi oldu İBB’nin Ekrem’i.

Alo Engin.., pardon Ongun.., muhtarlara söyle onlara telefon alacam, hem de ellemeli.., Şu kadar çikotayt, şu kadar megacinsel…?!