O gün bebek yaşlarda hatta anne rahminde olan 'hibakusha'lar, hayatlarının belkide son demlerinde nükleer silahların ortadan kaldırılması için mücadeleye devam ediyor.

 

Bugün 136 bin 700 civarında 'hibakusha'nın hayatta olduğu, ortalama yaşlarının ise 83 olduğu sanılıyor.

"Hibakushaların azalmasıyla unutulmasından korkuyoruz"

Tradejinin yaşayan tanıklarından Terumi Tanaka, Hiroşima'dan üç gün sonra benzer saldırının hedefi olan Nagasaki'den. 88 yaşındaki adam, atom bombası başlarına yağdığında 13 yaşındaymış. Nagasaki'de 74 bin can, Hiroşima'da ise 140 bin canın yitirildiği savaşta yaşadıklarını yıllardır yeni nesillere aktarmaya adamış kendini. "Bir gün herkes ölecek" diyen Tanaka, kendi gibi hibakushaların giderek azaldığının farkında, tek korkusu; o günleri anlatabileceklerin de yitirilmesiyle savaştan çıkarılacak derslerin unutulması.

"Daha fazla Hibakusha Olmasın" adlı bir projede yer alan atom bombası mağduru Tanaka, "Yazdıklarımızı, arşivlerimizi bir araya toplayarak gelecek nesillere, nükleer silahlara karşı kampanyalarında kullanılmak üzere aktarılmasını umuyoruz" diyor.

 

"Özür nükleer silahlar ortadan kalkarsa kabul olur"

74 yaşındaki Jiro Hamasumi, o dönemde hayata daha gözlerini açmamış. Atom bombası atıldığında henüz anne rahminde olan Hamasumi, hiç tanışamadığı babasını o gün yitirmiş. "Bir gün bile onu düşünmeden geçmedi" diyor.

Japonya'nın kanayan yaraları: Hiroşima ve Nagasaki
İkinci Dünya Savaşı’nın Pasifik Muharebeleri sırasında, 6 Ağustos 1945 sabahı ABD'nin Hiroşima'ya attığı 'Little Boy' lakaplı atom bombası kentin yüzde 70'ini yok etti.

Uranyum katkılı ve yaklaşık 13 bin TNT kuvvetindeki bomba, merkezinde 3 bin santigrat derece ısı oluştururken, 1,5 kilometre çapındaki alanda her yeri dümdüz etti. Atom bombası, ilk aşamada 80 bin ve 1945 sonuna dek ise 140 bin can aldı.

O günlere ait bildikleri ise büyük kardeşlerinden dinledikleri ile ibaret olsa da etkisini tüm hayatı boyunca taşımış. Atom bombasından yayılan radyasyon nedeniyle o yıllarda dünyaya gelen çocuklarda görülen sakatlıkların rastlamadığı, nispeten şanslı sayılabilecek biri Hamasumi.

ABD'nin özür dilemesini bekleyen Hamasumi, "bu özür ancak nükleer silahlar ortadan kalkarsa geçerli olur" diyor.

 

Saldırıdan sonra şehre yardım götürmek bile daha fazla hayata mal oldu, zira çevreye yayılan radyasyon ölümlere ve sakatlanmalara yol açtı.

Hiroşima hala yanarken, üç gün sonra Nagasaki aynı kaderi yaşadı. Atom bombası atılmadan önce bir yıldır bombardıman altında olan kent 9 Ağustos 1945'te 'Fat Man' plütonyum çekirdekli atom bombasıyla yerle bir oldu.

Bu iki acı olaydan sonra atom bombası kullanılmamış olsa dahi bugün binlerce nükleer silah bazı devletlerin cephanelerinde hazır bekliyor.