AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç'un A Haber'e yaptığı son dakika açıklamasından öne çıkan satır başları şu şekilde:

Tabi ortada bir yalan haber var. Bu yalan haberi alıp hiçbir doğrulama yapmayan bir gazeteci söz konusu. Bu yazıda bir CHP'linin Cumhurbaşkanımız ile görüştüğünü ve bunu Külliye'ye yakın bir haber kaynağından aldığını köşesine yazıyor. Bu yazı üzerine, Türkiye'nin ana muhalefet lideri kendinden emin bir şekilde, bir televizyon kanalında verdiği röportajda 'Ben Külliye'ye giden kişiyi biliyorum' diyor ve bu şekilde başladığı konuşmasını devam ettirerek Cumhurbaşkanımızı karalayan ifadeleri peşi sıra sıralıyor. Daha sonra, bunun doğru olmadığını Cumhurbaşkanımız açık bir şekilde ifade ediyor. İletişim Başkanlığımız bunu yalanıyor. Daha sonra, konunun muhattapları gazeteciler açıklamalar yapıyor. Yazıyı yazan gazeteci 'Haber kaynağımı açıklamam' diyor. Ortada doğru olmayan bir haber var.

 

Yalan üzerine siyaset, CHP Başkanı'nın siyaset tarzı oldu. Bu, Türkiyemiz için büyük bir şanssızlık. Gazetecilere bir şey diyemiyoruz, gerçek olmayan ifadeleri bazı gazeteler kullanabiliyor. AK Parti'yi, Cumhurbaşkanımızı karalamak için manşetler atabiliyorlar; ancak siyasetçilerin bu haberleri doğruymuş gibi kamuoyu huzurunda tekrar etmesi asıl problem olan. CHP Başkanı'nın tavrından benim anladığım, parti içerisinde mücadele yaparken, kendi kirli oyunlarını kurgularken Cumhurbaşkanımıza çamur atmaya çalışması... Haber kaynağının Külliye ile bir ilgisinin olmadığı ortaya çıktı. Haberi yazan kişi hata yapabilir, özür dilerim diyor. Kaynağını açıklıyor. Geriye bir tek husus kalıyor. Bu haber üzerine, Cumhurbaşkanımıza çamur atan Kılıçdaroğlu'nun özür dilemesi kalıyor. Bunu yapar mı? Bugüne kadar çok yalanları ortaya çıktı, bir özür dilediğini hiç görmedik. Burada, kirli bir siyasetin, tuzağın içerisine düştükleri hep beraber görüyoruz.

Kaynağını neden açıkladı?
Gerek Cumhurbaşkanımız gerekse İletişim Başkanlığımızın açıklamaları, Rahmi Turan'ın haber kaynağını açıklamasında tabi ki baskı oluşturdu. Muharrem İnce'nin de açıklamaları bu haber kaynağının açıklanmasında etkili oldu. Uzun zamandır, 'Yalanı ilk atan kazanır' benimsemişti. Burada şu ortaya çıktı, 'Yalanı ilk ortaya atan kazanır' şeklinde düşünenler kaybetmiş oldu.


CHP lideri neden FOX'ta o ismi biliyorum dedi
Bu yazının gerçeğinin ortaya çıkmayacağı düşüncesi ile sayın Cumhurbaşkanımıza çamur atmaya çalıştı. Eline, yüzüne, gözüne bulaştırmış oldu.

Muharrem İnce'nin bahsettiği CHP içindeki çeteler kimler?
Bunlardan daha önce de bahsediyor İnce. Bu parti içerisindeki mücadele, CHP'nin kendi iç işi. Bu konuda bizim yorum yapmamız doğru değil.

Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerinin bu kumpastaki rolü nedir?
Cumhuriyet ve Sözcü Gazetesi, özellikle habercilik anlamında kamuoyunu doğru bilgilendirmek için gazetecilik ilkelerine uymadıkları açık. Her gün yaptığı yayınlarda, manşetlerde gerçek olmayan haberlerle kamuoyunu etkilemeye çalıştıkları açık. Eğer sayın Cumhurbaşkanımız ve İletişim Başkanlığımızın net açıklamaları olmasaydı, bunlar kaynağı da açıklamazdı. Günlerce bunu tartışır, kendi kirli oyunlarını medya üzerinden servis etmeye devam ederlerdi. Sözcü ve Cumhuriyet Gazetelerinin bu tür oyunlara alet olduğunu hepimiz biliyoruz.