Yılman'ın "Hoca'nın esas derdi ne?" başlığıyla yayımlanan yazısının bir kısmı şöyle:

"Hoca AK Parti’ye genel başkan olup, partisini kendi düşüncesi ve politik vizyonu doğrultusunda dizayn etmek istiyor.


Parti genel başkanlığının Cumhurbaşkanlığı’ndan ayrı olması…

MKYK başta olmak üzere AK Parti'deki kurulların yeniden etkin ve güçlü haline dönüşmesi…

Aile bireylerinin siyaset ve iktidarın sahip olduğu kadrolarından mümkün olduğunca uzak tutulması…


Ve ittifak siyasetinin sona erdirilmesi…

Bunları istiyor hoca ama başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere bu beklentileri ya da istekleri karşılık bulur mu kendi cenahından bilmiyorum.

İnşallah ben yanılırım ama bence o karşılığı bulmayacak Hoca.


Yani sanıldığı gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti kurmayları; “Gel konuşalım hoca!” demeyecek.

Ya ihraç edilecek partisinden.

Ya da kendi rızasıyla istifa edecek.

O da biliyor zaten bunu ama AK Parti’den kopmadan önce yine de son virajda, son kertede en azından ileride; “Ben uyarmıştım!” diyebilmek adına bu muhalif çıkışları yapıyor.

Yani değerli okurlarım…

Hoca hâlâ AK Partili bir nefer gibi tavır sergiliyor ama emin olun bunu sadece siyaset gereği, mahsus yapıyor.

Hülasa…

Çok net söylüyorum… Ahmet Davutoğlu da tıpkı Ali Babacan gibi başka bir yola girmiş durumda.

Dün edindiğim kulislere göre 81 ilde teşkilatta kim ne olacak bile hazırmış.


Bu arada hem ona hem de Babacan’a ayrı değil, bir arada yürümeleri konusunda yoğun bir baskı yapıldığını da işitiyorum.

Ha kim genel başkanı olur o yeni partinin… Kim geri planda durur bilmiyorum ama yazın bir kenara…

Sonunda her iki isim AK Parti’den ayrılıp, ayrı iki parti kurmak yerine bir biçimde uzlaşıp aynı partide yolarını birleştirecekler.

Nereden biliyorum bunu?

Ya da nasıl bu kadar eminim?

Çünkü aldığım duyumlara göre…

Hem Babacan hem de Davutoğlu…

Kendilerine gelen… Kendi etraflarında birleşen… Kendilerine inanan herkese; “Amann… AK Parti mevcut yönetimi ile ilgili ne derseniz deyin ama sakın partiden ayrı düşen muhaliflerle ilgili olumsuz bir cümle kurmayın!” dediklerini biliyorum."