Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “meslek örgütlerinin seçim sisteminde değişiklik yapılacağını” belirtmesinin ardından, 50 barodan ortak açıklama yapıldı.

Aralarında Ankara ve İstanbul barolarının olduğu 50 baronun açıklamasında “Anayasa ve Avukatlık Kanunu'nun yüklediği görev ve verdiği yetkiye dayanarak bağımsız savunmayı temsil etmekte olan baroların, kendi yasalarında yapılması planlanan söz konusu değişikliğe dair görüşü sorulmamış, sürece dair hiçbir şekilde dahil edilmemişlerdir” denildi.

Erdoğan Ankara Barosu'nun Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ile ilgili açıklamalarına tepki göstererek, "Barolar ve tabip odaları başta olmak üzere meslek örgütlerinin yapılarının değiştirilmesi” yönünde çağrıda bulunmuştu.

AK Parti’nin de Erdoğan’ın çağrısının ardından çalışma grubu oluşturarak düzenleme üzerinde çalıştığı ifade edilmişti.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ise avukatlık kanununda bazı değişiklikler yapılmasına ilişkin süreci yakından izlediklerini belirterek, konu hakkında bilgisi olan, sürecin içinde bulunan milletvekilleri ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ile sürekli görüştüğünü söyledi.

Feyzioğlu, sosyal medyada, ‘Avukatlık Kanunu Taslağı’ adıyla paylaşımlar yapıldığını ancak böyle güncel ve gündemde bir taslağın olmadığını belirtti ve şu ifadeleri kullandı:

‘Baroları zayıflatmak amacı vardır’ diye gündeme getirilen sözlere, ‘İtibar etmeyiniz’ denilmektedir. Görüştüğüm kaynaklar, ‘Baroları yok ediyorlar ya da baroların sesini kısıyorlar’ yerine ‘Asla baroların sesini kısmıyoruz, barolarda sesi kısılmış olanlara ses vermeye çalışıyoruz, niyetimiz budur’ dediler.

Barolardan, Erdoğan’ın çağrısı hakkında kendilerinin görüş ve düşüncelerinin alınmadığını belirtilerek, “Bizleri yok sayan oldubitti şeklinde yasa değiştirmeye yönelik hiçbir antidemokratik tavrı kabul etmiyor; savunmayı işlevsiz, iktidara bağlı ve atıl kılacak müdahalelerden vazgeçilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz” açıklaması yapıldı.

50 baro başkanının imzası bulunan ortak açıklamada şunlar kaydedildi:

Sayın Cumhurbaşkanı tarafından ‘Baroların seçim sisteminde değişiklik yapılacağına’ ilişkin beyanat üzerine, konu bazı basın ve yayın organlarınca, Barolara üyeliğin zorunlu olmaktan çıkarılacağı, her ilde birden fazla Baronun kurulmasına izin verileceği ve seçim sisteminin değiştirileceği şeklinde haberleştirilmiştir.
Anayasamızda açıkça yazılı olduğu üzere; Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Güçlü bir demokrasiye sahip olmanın ilk şartı, tüm dünyada da kabul edildiği üzere, hukuk devleti ilkesinin tüm kurumları ile işler halde olmasından geçer. Hukuk devleti; ancak güçlü, bağımsız ve tarafsız bir yargı erkinin varlığı ile hayat bulur.
Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinde yer alan “yargının kurucu unsuru olan avukat, bağımsız savunmayı temsil eder” düzenlemesinin de bu amaca hizmet ettiği tartışmasızdır. Bu hükmün; avukatın müvekkili ve her türlü otoriteye karşı bağımsızlığını ve özerkliğini ifade ettiği de, kabul edilmesi gereken bir gerçektir.
Avukatın bu bağımsız ve özgür yanının koruyucusu, milyonlarca yurttaşın temel hak ve özgürlüklerinin yılmaz savunucuları gücünü ve kamu kurumu niteliğini Anayasadan alan bir Cumhuriyet kurumu olan Barolardır.
Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddeleri ile düzenlenen “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” görevi barolara meslek örgütü olmasının yanı sıra, çağdaş bir hukuk devletinin tüm organlarıyla hakim kılınması için çok önemli toplumsal bir rol vermektedir.
“İzaha muhtaç”

Baroların açıklamasında varılmak istenen sonucun izaha muhtaç olduğunu ifade edilerek, “Yıllardır mesleğimizi ifa ederken yaşadığımız yakıcı sorunlara bir türlü çare üretilmemişken, meslektaşlarımız salgının neden olduğu etkiler nedeniyle iki ayı aşkın süredir ekonomik sorunlar ile boğuşurken, avukatların mesleki güvenceleri her geçen gün erozyona uğratılıp savunmanın temsilcilerini dikkate almaksızın yapılan fiili uygulamalar kural halini alırken, bir FETÖ projesi olduğu bilinen söz konusu tartışmaların odağındaki baroların yapısı ve seçim usulleri üzerinden yaratılan tartışmaların hangi demokratik gerekçelere dayandırıldığı, varılmak istenen sonucun ne olduğu izaha muhtaçtır” denildi.

Açıklama şöyle devam etti:

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki; Anayasa ve Avukatlık Kanunu'nun yüklediği görev ve verdiği yetkiye dayanarak bağımsız savunmayı temsil etmekte olan baroların, kendi yasalarında yapılması planlanan söz konusu değişikliğe dair görüşü sorulmamış, sürece dair hiçbir şekilde dahil edilmemişlerdir.
Avukatların ve baroların kendilerini ilgilendiren kanundaki düzenleme öncelikle avukatlara ve barolara sorulmalı iken, avukatlar ve barolardan kaçırılarak taslak düzenleme yöntemi adil, hakkaniyetli ve doğru değildir.
Taslağın gizlendiği iddia edilen açıklamada şunlar belirtildi:

Demokratik bir süreç işletilmeden ve özellikle avukatlara ve barolara görüş ve fikirleri sorulmadan, gizli kapılar ardında yürütülen tartışmalarla baroların bu yetkisinin budanacağı, kanunda yer alan "işlerlik kazandırmak" kısmının çıkarılıp başka bir maddeyle baroların dava açma hakkının tamamen elinden alınacağı anlaşılmaktadır. Bu çok tehlikeli yaklaşımın, söz konusu değişikliğin esas emellerinden birinin yurttaşların hak ve özgürlüklerinin barolar tarafından korunmasının önüne geçmek olduğu aşikardır.
Taslak bugüne kadar barolarla paylaşılmasa da; basına yansıyan ve yine yetkili ağızlarca da ifade edilenlerden öğrenebildiğimiz kadarı ile; bir ilde birden fazla baro kurulması, barolara üyeliğin zorunluluk kapsamından çıkartılması, Avukatlık Kanunundaki mevcut seçim sistemi yerine nispi temsil sisteminin getirilmesi, delege sayılarının değiştirilmesi ve avukatlar ile barolara verilen “Hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” hak ve görevine ilişkin olan tüm bu değişiklik taleplerinin Avukatlık Kanunundaki mevcut düzenlemeyi daha ileriye değil geriye götüren bir nitelik olduğundan, bu girişimleri hiç kabul etmiyoruz.
Bugüne kadar hiçbir baroda hayat bulmayan ve demokratik olarak birbirini kollayan avukatlar yerine örgütlerin, grupların etkin olacağı ve barolarla avukatların fiilen ve hukuken bölünmesine hizmet edecek taslaktaki değişiklikler tüm avukatların ve yurttaşlarımızın kırmızı çizgisi olmak zorundadır.
“Barolar en köklü kurumlardır”

Baroların Cumhuriyetin en köklü kamu kurumları olduğunu ifade edilen açıklama şöyle noktalandı:

Bu sebeple Baroların demokratik yapısını bozacak, Baroları işlevsiz ve atıl kılacak, bağımsız ve özgür savunmaya ket vuracak tüm girişimlerin Cumhuriyetin kuruluş felsefesine aykırılık teşkil edeceği açıktır.
Biz aşağıda imzası bulunan barolar, görüş ve düşüncelerimiz alınmadan, bizleri yok sayan oldubitti şeklinde yasa değiştirmeye yönelik hiçbir antidemokratik tavrı kabul etmiyor; savunmayı işlevsiz, iktidara bağlı ve atıl kılacak müdahalelerden vazgeçilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.
Bugün esas görevi yurttaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini korumak, bağımsız yargıyı ve hukuk devletini savunmak olan Baroları yok etmeye yönelik girişimde bulunanlar bugüne kadar başarılı olamamıştır. Avukatlar, yurttaşlarımız ve kamuoyu bu gelişmeleri yakından izlemektedir. Bu girişim, avukatlar, yurttaşlarımız ve kamuoyu nezdinde unutulmayacaktır.
İmza atan baro ve başkanları:

1. Adana Barosu Başkanı

Av. Veli KÜÇÜK

2. Adıyaman Barosu Başkanı

Av. Mustafa KÖROĞLU

3. Aksaray Barosu Başkanı

Av. Ramazan Erhan TOPRAK

4. Amasya Barosu Başkanı

Av. Ahmet Melik DERİNDERE

5. Ankara Barosu Başkanı

Av. R.Erinç SAĞKAN

6. Antalya Barosu Başkanı

Av. Polat BALKAN

7. Ardahan Barosu Başkanı

Av. Osman Nuri YILDIZ

8. Artvin Barosu Başkanı

Av. Ali Uğur ÇAĞAL

9. Aydın Barosu Başkanı

Av. Gökhan BOZKURT

10. Balıkesir Barosu Başkanı

Av. Erol KAYABAY

11. Bartın Barosu Başkanı

Av. Ferhat PARLATIR

12. Batman Barosu Başkanı

Av. Abdülhamit ÇAKAN

13. Bilecik Barosu Başkanı

Av. Halime AYNUR

14. Bingöl Barosu Başkanı

Av. Hanifi BUDANCAMANAK

15. Bitlis Barosu Başkanı

Av. Fuat ÖZGÜL

16. Burdur Barosu Başkanı

Av. Ramazan GEDİK

17. Bursa Barosu Başkanı

Av. Gürkan ALTUN

18. Çanakkale Barosu Başkanı

Av. Bülent ŞARLAN

19. Denizli Barosu Başkanı

Av. Müjdat İLHAN

20. Diyarbakır Barosu Başkanı

Av. Cihan AYDIN

21. Düzce Barosu Başkanı

Av. Azade AY

22. Erzincan Barosu Başkanı

Av. Adem AKTÜRK

23. Eskişehir Barosu Başkanı

Av. Mustafa ELAGÖZ

24. Gaziantep Barosu Başkanı

Av. Bektaş ŞARKLI

25. Giresun Barosu Başkanı

Av. Soner KARADEMİR

26. Hakkari Barosu Başkanı

Av. Ergün CANAN

27.     Hatay Barosu Başkanı

Av. Ekrem DÖNMEZ

28.     Isparta Barosu Başkanı

Av. Ünsal ÇANKAYA

29.     İstanbul Barosu Başkanı

Av. Mehmet DURAKOĞLU

30.     İzmir Barosu Başkanı

Av. Özkan YÜCEL

31.     Kars Barosu Başkanı

Av. İbrahim BAŞTİMAR

32.     Kayseri Barosu Başkanı

Av. Cavit DURSUN

33.     Kırıkkale Barosu Başkanı

Av. Talat APAYDIN

34.     Kırklareli Barosu Başkanı

Av. Turgay HINIZ

35.     Kocaeli Barosu Başkanı

Av. Bahar GÜLTEKİN CANDEMİR

36.     Malatya Barosu Başkanı

Av. Enver HAN

37.     Manisa Barosu Başkanı

Av. Ali ARSLAN

38.     Mardin Barosu Başkanı

Av. İsmail ELİK

39.     Mersin Barosu Başkan

Av. Bilgin YEŞİLBOĞAZ

40.     Muş Barosu Başkanı

Av. Feridun TAŞ

41.     Ordu Barosu Başkanı

Av. Haluk Murat POYRAZ

42.     Siirt Barosu Başkanı

Av. Nizam DİLEK

43.     Şanlıurfa Barosu Başkanı

Av. Abdullah ÖNCEL

44.     Şırnak Barosu Başkanı

Av. Nuşirevan ELÇİ

45.     Tekirdağ Barosu Başkanı

Av. Sedat TEKNECİ

46.     Trabzon Barosu Başkanı

Av. Sibel SUİÇMEZ

47.     Tunceli Barosu Başkanı

Av. Kenan ÇETİN

48.     Van Barosu Başkanı

Av. Zülküf UÇAR

49.     Yalova Barosu Başkanı

Av. Fedayi DOĞRUYOL

50.     Zonguldak Barosu Başkanı

Av. Özel EROĞLU