Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan, 5G çalışmalarıyla ilgili olarak bilgi verdi. "Bunu her operatör tek başına yapmaya kalkışırsa maliyeti 15-16 milyar doları bulur. Birlikte hareket edip, ortak yaparsak 4 milyar dolara bu işi yapabiliriz" diyen Erkan, devamında hiçbir kurumun fiber optik için kazı izni vermediğini söyledi.

Fatih Altaylı, Habertürk'te 'Çok başlı devlet mi var' başlığıyla yayımlanan yazısında Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan'ın açıklamalarını değerlendirdi.

"Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan’ın yakınması çok ilginç bir durumu ortaya çıkardı. Önce Erkan ne diyor ona bir bakalım" diyen Altaylı, şöyle devam etti:

"Turkcell CEO’su diyor ki:

- Türkiye’nin 5G’ye geçebilmek için 1 milyon kilometre daha fiber optik hatta ihtiyacı var.

- Bunu her operatör tek başına yapmaya kalkışırsa maliyeti 15-16 milyar doları bulur. Birlikte hareket edip, ortak yaparsak 4 milyar dolara bu işi yapabiliriz. 

- Fiber optik için kazı izni almamız lazım. Alamıyoruz. Bir kurumdan alabiliyoruz, diğeri engel oluyor gibi bir durum yok. Hiçbiri izin vermiyor.

- Sonuçta atomu parçalamıyoruz. Yeri 40-50 cm kazıp içinden boru geçiriyoruz…

Bu cümlelerin her biri ayrı ayrı dikkat çekici. Artık bir 'Kamu Kuruluşu' olan Turkcell’in Genel Müdürü’nün birlikte hareket ederek 10 milyar dolarlık tasarruf sağlayacağını söylediği diğer şirketlerin biri Türk Telekom, diğeri ise Vodafone. Türk Telekom da bir kamu şirketi olduğuna göre bu şirketlerin en az ikisinin rahatça anlaşıyor olması gerek değil mi? Ama belli ki, anlaşamıyorlar. Belli ki, kamu yönetiminde artık 'Derebeylikler' oluşturan birileri var.

Birinde biri etkili, diğerinde diğeri. Güç adacıkları. Turkcell CEO’su 'Fiber optik hat döşemek için izin alamıyoruz' diyor. Bu da bir garip. İzin verecek kurumların ikisi bakanlıklara bağlı. Biri Ulaştırma Bakanlığı, diğeri ise Bilgi Teknolojileri Kurumu. Diğeri ikisi ise belediyeler. İlçe, büyükşehir. Hadi de ki, belediyelerden biri ya da ikisi CHP’li ve 'CEHAPE zihniyeti' izin vermiyor.

Peki Bakanlık ve BTK niye durduruyor bu işi? Belli ki, oralarda da bir 'uyum' sorunu var. Sonuç olarak tüm bu kurumların karşısında durdukları şey 'Gelişim'. İstanbul finans merkezi olacaksa, Türkiye 2023 hedeflerine ciddi ciddi ulaşmak istiyorsa, gençler telefonla gelişecekse, televizyona artık internet üzerinden ulaşılacaksa, bilgi yayılacaksa, evrensel uygarlığın parçası olacaksak bu fiber optik kablo döşenmeli. Ama döşenemiyor. Devlet hızlı çalışsın diye geçilen başkanlık sisteminde bile olmuyor. Üstelik de 'Bu işe engel olan karşısında şahsımı bulur' diyen Cumhurbaşkanı’na rağmen. İlginç."